Arada Kalmak – Felatun Bey ile Rakım Efendi

Felatun Bey ile Rakım Efendi

Arada Kalmak – Felatun Bey ile Rakım Efendi

Uzun süre önce okudum Felatun Bey ile Rakım Efendi kitabını sizlerle paylaşmak istedim. Kitap Ahmet Mithat Efendi tarafından yazılmış. Yazımda kitapla ilgili sizlere herhangi bir spoiler vermeyeceğim, o yüzden gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz. Benim burada ki amacım kitabı örnek göstererek Türk halkıyla ilgili bir yorum yapmak ve arada kalmış Osmanlı toplumunu size göstermek istememdir.

Kitabın adından da anlayabileceğim gibi baş rolde iki karekterimiz bulunuyor. Batı tarzını ve hayatını temsil eden Felatun Bey, Doğuyu ve Osmanlı insanını temsil eden Rakım efendi. Kitapta o kadar çok karşılaştırabileceğimiz bölüm var ki. Bu örneklerin en iyisi Felatun Bey’in Alafranga, Rakım Efendi’nin ise Alaturkayı temsil etmesidir. Hikayemiz Osmanlı’nın sancılı zamanlarında geçmektedir. Arada kalmışlığının, acizliğin dönemidir. İnsanların Avrupayı yanlış anlama dönemidir. Bilimde, ilimde, fende örnek almamız gereken Avrupa’yı yaşam tarzında örnek aldığımız dönemdir.

Benim Felatun Bey ile Rakım Efendi’den aldığım mesaj budur. Avrupa’nın yaşam tarzını değil de bilimde geldiği noktayı örnek alıp harekete geçmemiz gerekmektedir. Yüz yıl önce yapılan yanlış şimdi de yapılıyor. Türk gençliği batılı devletlerin yaşam tarzını örnek alıyor, onların kültürlerine benzemeye çalışıyor.   Felatun Bey ile Rakım Efendi kitabında bu verilmeye çalışılıyor.

Yanlıştan Dönmeye Başladık

Türkiye’nin son 5 yıllık istatistiklerine baktığımızda bu yanlıştan dönülmeye başladığını görüyoruz. Eğitime yapılan yatırımlar katlanarak artmakta. Yazılım Derslerinin Önemini anlamaya başladık. Müfredatımıza almaya başladık. Tüm bunların yanında savunma sanayisinde büyük atılımlar oldu. İHA, Yerli Tank gibi kendi araçlarımı üretmeye başladık.

Ülkemizde ki hammaddeyi sat, ürün al anlayışıda yavaş yavaş kırılmaya başlıyor. Ürettiğimiz fındığı çok düşük ücretlere yurt dışına satıyoruz. Sonra kavanoz kavanoz fındıklı çikolataları misli paralarla geri alıyoruz. Bu düşüncenin de yok olması ile birlikte yerli markalar piyasayı sarmaya ve dışa bağımlılık azalmaya başladı.

Ülkece şu an bu alanda tek sorunumuzun Tıp, Otomotiv ve Mobil sektörde olduğunu düşünüyorum. Bu bölümlerde ki ihtiyaçlarımızı da kendimiz karşılayabilirsek büyük bir atılım yapacağımızı düşünüyoruz. Özellikle Mobil sektöre acilen bir el atılması ve piyasa girilmeye başlanmasını istiyorum. Tonlarca domates, patates sattıktan sonra gidip binlerce lirayı telefonlara döküyoruz.

Yorumlarınız Çok Değerli

Konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz. Yorumlarınız benim için çok değerlidir. Hepinizin görüşünü bekliyorum.

 

Onur Çakır hakkında 66 makale
Lise öğrencisi, Öğrenme aşığı, Wordpress, SEO ve Bilgisayar meraklısı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*